Çarşının Fiyatı

Çarşı’nın fiyatı
Bekledik. Beklerken de bol bol Fenerbahçe sitelerini okuduk.
Artık Kartal’a 5’iktaş diye hitap edeceklerini yazdılar. O kadar cüretkardılar.
Maç öncesi futbolcularla seyirci chat bile yaptı. Tümer’e, “her golden sonra topu sen santraya dik” demişler. Bu zat da “ne güzel olur” demiş. Sonra seyirciden “özel ilgi” beklediğini söylemiş. Maçın sonuna doğru her yerini bulmayan pasından sonra o “özel ilgi”yi gördük! Sabırla bekledik.

Fenerbahçe tribünleri ile ilgili bol bol yazı çıktı. Ne de büyük tribün şovu yapmışlar filan, ne yapmışlar? “Balon uçurmuşlar” (!) Ben maçı televizyondan izledim. 45 bin kişiye karşı 2 bin taraftarın sesini dinledim. Fenerbahçe tribününün nasıl da Beşiktaş tezahüratlarını taklit ettiğini izledim. Beşiktaş’ın 2250 taraftarı tezahürata başladığında Fenerbahçe tribününün sadece ıslık ve yuh sesleriyle bastırmaya çalışmasına şahit oldum. Peki gazetelerin Fenerbahçeli yazarlarının kulaklarında ya da vicdanlarında bir sorun mu var? İçlerinden sadece Ercan Saatçi, “90 dakika hiç susmayan Beşiktaş taraftarını” maçın üç olayından biri ilan etmiş.

Fenerbahçe tribünlerinin önünde mikrofon olduğunu ve tezahüratların bu biçimde gürültü yarattığını bilmeyen yok. Ancak “gürültü yapmak için” bile birilerinin bağırması gerekiyor. Fenerbahçe’nin –Genç Fenerbahçeliler- dışındaki sosyetik tribünlerinin böylesi bir tribün kültürü olmadığı için maçtan 10 dakika sonra çekirdek çıtlamaya başlıyor. Hal böyle olunca da mikrofondaki adam devreye giriyor ve “hadi daha bilmem kaç dakika var” türünden dolduruşla milleti gaza getiriyor. Sonrası yine çekirdek.

Bir de Fener tribünleri pankart açmış. “Merhamet yok” Okuyan da Saracoğlu’nda Beşiktaş’ın merhamete ihtiyacı var sanır.
Oysa Saracoğlu Stadı’nda Beşiktaş’ın ev sahibinden daha çok galibiyeti var.

Gelelim işin bam teline. Fenerbahçe seyircisi “Satılık Çarşı” diye pankart açmış. Biliyorsunuz aynı seyirci topluluğu daha önce de Rıza Çalımbay’la dalga geçmek maksadıyla “kapıcı” pankartı açmış, vicdan sahibi Fenerbahçelileri bile utandırmıştı. Fenerbahçeliler’in Çarşı’dan beleşe satın alabileceği tek şey tezahüratlarıdır. Diğer takık taraftarlarının yaptığı gibi Çarşı’nın yaratıcı, muzip ve etkileyici şarkılarını, sloganlarını alıp Fenerbahçe’ye uyarlayabilirler.

Çarşı kızmaz. Nasılsa onlarda daha çok var! Bu maçta Çarşı orada olduğu için bu maçta “Korkak tavuk Ortega” pankartında olduğu gibi Fenerbahçelilere figüran olarak pankart taşıtmaya gerek görmedi. Ama ben Fenerbahçe Stadı’nın çevresinde bir gün önceden her tarafa yazılmış Çarşı yazılarını okudum. Hayat bir tribün şovudur. İyi yapan her zaman kazanmaz. Ama kimin ahlaklı ve iyi olduğunu herkes bilir ama oyunu vermez. Zira rahmetli Ecevit’in namuslu ve dürüst olduğunun bilinip yüzde 1.5 oy alması gibi bir şeydir hayat. Çarşı’nın “satılık” olması esprisi de Rıza Çalımbay’ın “kapıcı” olması türünden bir haddini bilememekten kaynaklanıyor. Hayatta her şeyi paraya endeksleyen bir taraftar topluluğu olabilirsiniz ama siz sanıyor musunuz ki Çarşı 90 dakika “satıldığı” için susmuyor. Sanıyor musunuz ki “Biz Çarşılıyız” diyen o gencecik yürekler parklarda buluşup Beşiktaş için yaptıkları bestelerden para alıyor? Sanıyor musunuz ki Beşiktaş ile nefes alıp veren bir semt o şenlikli futbol gününe uyandığında para karşılığı o formalarını ütüleyip, çoluk çocuk “Çarşı”ya akıyor? Sanıyor musunuz ki Beşiktaş’ın yitirdiği her puanda dövünen dizlere para karşılığı vuruluyor. Sizi bilmeyiz, fiyat da vermeyiz. Merak da etmeyiz.

Ama Çarşı’yı satın alacak bir para birimini biliyoruz. İsterseniz siz de sahip olun.
Böylece Çarşı’yı siz de satın alabilirsiniz.
Cebinizde ya da yakanızda taşıyabilirsiniz.
Kanatlarını göğe açmış bir Kartal figürü var o paranın üstünde.
Değerlidir.
Tavsiye ederiz.

Rıdvan Akar – Birgün Gazetesi

yükleniyor Raporunuz gönderiliyor , lütfen bekleyiniz .

Diğer Yazılar

Yorum Yapmaya Ne Dersiniz ?

 


*
Lütfen aşağıdaki güvenlik kodunu soldaki boşluğa giriniz.
Kodu Yenile.

Güvenlik Kodu