Anayasa mahkemesi Cumhurbaşkanlığı seçimini 367 çoğunluk olmadığı için iptal etti ve RTE de erken seçime gideceklerini söyledi . Ayrıntılara şurdan ve şurdan ulaşabilirsiniz . Hepimize hayırlı olsun
Ha unutmadan yeni bir tartışma da seçim yapılana kadar Cumhurbaşkanının Sayın Sezer olarak mı kalacağı yoksa meclis başkanının mı Cumhurbaşkanı olacağı konusunda . Bunda da yasayı farklı yorumlayanlar var ama sanırım Sayın Sezer yeni Cumhurbaşkanı seçilene kadar görevinde kalacak .
‘Gündem’ Bölümündeki Yazılar
Tayyeap baksana ! Kaç kişiyiz saysana !

Cumhurbaşkanı adayımız ne kadar güler yüzlü değil mi ? O gülen yüzünün altında neler yatıyor biliyor musunuz ? Bir çoğunuz biliyordur zaten biz yine de bir hatırlatalım ..
28 Kasım 1995 tarihinde Posta gazetesinde çıkan şu habere bakar mısınız ? ABDullah Gül şöyle diyor ;
Türkiye ‘ de Cumhuriyetin sonu geldi . Kesinlikle laik sistemi değiştirmek istiyoruz .
Gazetede de yazdığı gibi ” hiçbir yanlış anlaşılmaya neden olmayacak kadar net ” .
Benim görüşüm ordu verdiği Muhtıra ile Anayasa Mahkemesine işi bana bırakmadan sen çöz dedi . Bakalım önümüzdeki günlerde Anayasa Mahkemesinden nasıl bir karar çıkacak ..
Türkiye Cumhuriyeti devletinin, başta laiklik olmak üzere, temel değerlerini aşındırmak için bitmez tükenmez bir çaba içinde olan bir kısım çevrelerin, bu gayretlerini son dönemde artırdıkları müşahede edilmektedir. Uygun ortamlarda ilgili makamların, sürekli dikkatine sunulmakta olan bu faaliyetler; temel değerlerin sorgulanarak yeniden tanımlanması isteklerinden, devletimizin bağımsızlığı ile ulusumuzun birlik ve beraberliğinin simgesi olan milli bayramlarımıza alternatif kutlamalar tertip etmeye kadar değişen geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır.
Bu faaliyetlere girişenler, halkımızın kutsal dini duygularını istismar etmekten çekinmemekte, devlete açık bir meydan okumaya dönüşen bu çabaları din kisvesi arkasına saklayarak, asıl amaçlarını gizlemeye çalışmaktadırlar. Özellikle kadınların ve küçük çocukların bu tür faaliyetlerde ön plana çıkarılması, ülkemizin birlik ve bütünlüğüne karşı yürütülen yıkıcı ve bölücü eylemlerle şaşırtıcı bir benzerlik taşımaktadır.
Bu bağlamda; Ankara’da 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları ile aynı günde kuran okuma yarışması tertiplenmiş, ancak duyarlı medya ve kamuoyu baskıları sonucu bu faaliyet iptal edilmiştir.

Milliler tarih yazdı… (A) Milli Futbol Takımımız, Avrupa Şampiyonu Yunanistan karşısında büyük bir zafere imza atarak, namağlup unvanını sürdürdü.
2008 Avrupa Futbol Şampiyonası Elemeleri (C) Grubu’nda ay-yıldızlı ekibimiz, Yunanistan deplasmanında ikinci yarı coştu, 4′te 4 yaparak grup liderliğini sürdürdü: 4-1.
Krygiakos’un golüyle yenik duruma düşen milliler, Tuncay’ın düzgün vuruşuyla devreye 1-1 beraberlikle girdi. İkinci yarı adeta tek kale oynayan Milli Takımımız, Gökhan Ünal, Tuncay ve Gökdeniz’in birbirinden güzel golleriyle 4-1′lik zafere imza attı.
Düşman, 18 Mart 1915’te topu, tüfeği ve bombasıyla gerçekleştiremediği işgali şimdi, AB kriteriyle yapıyor..
Mustafa Kemal, o günü anlatıyor: Bombasırtı harp tarihinde eşine rastlanması mümkün olmayan hadisedir. Siperler arasındaki mesafe 8 metre, yani ölüm muhakkak. Birinci siperdekilerin hiç birisi kurtulmamacasına şehit düşüyor. İkinci siperdekiler yıldırım gibi onların yerine gidiyor…
AB teslimiyetçileri, bu günü anlatıyor: Bize emredilen kriterleri uygularsak ekonomi düzelecek, enflasyon düşecek. Bazı hallerde egemenliği devredebiliriz. BOP eşbaşkanıyız. Ne notası veriyorsun, müzik notası mı? Eyaletlere bölünün. Kemalizmi unutun, Atatürk’ün fotoğralarını indirin…
* 92 yıl önce
Çanakkale’de egemenlik uğrunda can verildi
kan döküldü
* 92 yıl sonra Roma’da egemenliği Avrupa ile
paylaşan imza atıldı
Müzakereci değil, mücadeleci kemiği…
Çanakkale destanının sırrı, işte bu kemiğe saplanmış mermide saklı. AB karşısında eğilmedi. Müzakereyi değil, namusuyla vuruşarak toprağa düşmeyi seçti…


