‘Şiir’ Bölümündeki Yazılar


Can Dündar - İyi Düşünün

Şuradaki yazıya bakıyordum az önce . Doğrusu pek sevmem böyle uzun yazıları ( hoş yazı 1 sayfa ama pek ilgi alanıma girmediğinden olsa gerek biraz okurum sonra bırakırım ) . Ama sondaki ” bkz. ” linkine iyi ki bakmışım diyorum şimdi . Gerçekten güzel buyrun sizde dinleyin ( izleyin ) ;

Sen gelirsin aklıma…

Bir yaprak…

Bir yaprak daha…

Düşer ardı ardına

Duvarımdaki takvimden

Yelkovanın her kımıldayışında yerinden

Bir adım daha uzaklaşırsın benden

Bir adım daha yaklaşırım sensizliğe

Ve çaresizliğe…

 

Yaklaşırken sonbahar

Selamlarken yağmurları

Uğurlarken mutlulukları

Her sigara yakışımda

Hüzün çekerken dudaklarıma

Ve her nefeste bir kez daha

Közlerken hatıraları

Sen gelirsin aklıma

Gözlerim eşlik eder bulutlara

Senin kokunu hissederim

Usulca yükselen o mavi dumanda

Seni hissederim dudaklarımda

Kollarımda…

 

Yıldızlar kayarken bir bir

Dipsiz gizemi ve karanlığıyla uzanan

Aydede’nin de gülümsediği

O sonsuz gökyüzünden

Ve bir kaç nota mırıldanırken içimden

Kapılırken sabah ezanındaki mateme

Sen gelirsin aklıma yine

O ışıl ışıl gülümsemenle

Bir çığlık kopar ellerimden

Haykırır kollarım seni

Nerde o sevgili diye bağırırlar

Kulaklarımda yankılanır haykırışlar

Kalemimde hayat bulur

Belleğimde canlanan

Sayısız kez tekrarladığın

Seni seviyorum nidaları eşliğinde…

 

İsmime yarenlik eden “genç” sıfatı bile yaşlanırken

Zaman indirirken darbelerini acımasızca

Yitirirken yavaş yavaş hayallerimi

Gömerken seni geçmiş denen karanlığa

Sen gelirsin aklıma

Nasıl unutur bu kulaklar

O büyülü aşk cümlelerini

Nasıl unutur gözlerim

O eşsiz gülümsemeni

Ve nasıl unutur ellerim

Yüreğimi ısıtan

O sımsıcak ellerini

Ve nasıl unuturum ben

Herşeyimi adadığım

Sevgilerin en üstününü feda ettiğim

Seni…

Herşeyimi…

 

idris

Sen.. Senin..

bir kalem verdiler elime
bir de kağıt koydular önüme
yaz dediler
dök içindekileri mısralara
yazmak mümkün mü sizce
hangi kelime anlatabilir
baktıkça içimi eriten o gözleri
hangi noktalama işaretiyle anlatılabilir
gülüşleri
hangi kelime karşılayabilir
hissettiklerimi
yazamam dedim
imkansız bu
hiç bir kelime anlatamaz duygularımı
hiç bir şiir tutamaz yerini sevgimin
gözlerinin
gülüşlerinin
senin

idris

Bir Kış Gecesi..

Lodoslu Bir Kiş Gecesi
Issiz Sokaklar,sönük Lambalar
Istanbul Bu Gece Terkedilmiş Yanlizliğa…
çöp Tenekelerinin Içinde
Torbalari Eşeleğen Kediler Bile Yok.
Kan Kokusu Taşiyor Esen Rüzgar
Kimse Bilmiyor Içimde Kopan Firtinayi
Kimse Tahmin Edemiyor
Kalabaliklar Içindeki Yanlizliğimi…
Bir çikmaz Sokakta
Bir Duvar Dibi Seçtim Kendime…
Sabaha Kadar Köpekler Gibi Içeceğim
Sensizliğin Canima ‘tak’ Dediği Yerdede
Kirip şişeyi;hiç Düşünmeden Keseceğim Bileğimi…
Bu Lanet Duvara
Içimdeki Lanet Aşkini
Seni Ne Kadar çok Sevdiğimi Yazacağim Kanimla…
Yanliz Birşeyden Emin Değilim?
Bunu Yapacak Cesaretim Varda
Sana Olan Sevgimi Yazmama Yetebilecek Kadar
Kanim Var Mi???

Papatya

Bir papatya aldım elime
Pişman oldum sonra
Gereksiz bir fal için
Sevdiğinden kopardım onu
Toprağından
Utandım
Sen geldin aklıma
Ya bizde ayrılırsak böyle
Ya sende uzaklaşırsan benden
Seni göremezsem bir daha
Duyamasam sesini
Koparsalar papatyamı bir gün benden
Kime yazılır şiirler
Sözler yetim kalır
Sahibini arar ellerim
Ve yüreğim
Seni arar
Kopma benden papatyam
Kopma

idris

Not : idrisin net yavaştı ben yolladım yetenek tamamen onun yani :)

Yapamadım..

Vazgeçmek üzereydim
Hayattan ve tüm sevdiklerimden
Bir el uzandı arkamdan
Dokundu omzuma
“Gitme” diyordu ses, “N’olur gitme”
Dönüpte bakamadım arkama
Korkuyordum
Duyduğumda içimi titreten bu sesin
Yine beni kendine bağlamasından
Tüm duygularıma hakim olmasından
Ve kalbime mühür vurmasından korkuyordum
Dönemedim dünlerime
Yarınımı göremedim
Ben sadece o sesteydim
O buğulu ses
Omzuma dokunan eli dile getiren ses
Gidemedim
Her şeyi bırakıpta yarınlara gidemedim
Seni ardımda bırakıp uzakalaşamdım bugünümden
Gidemedim
Çünkü ben hep sendeydim
Seninleydim
O hüzünlü sesin sahibiyle
Bugünümdeydim

idris