Şuradaki yazıya bakıyordum az önce . Doğrusu pek sevmem böyle uzun yazıları ( hoş yazı 1 sayfa ama pek ilgi alanıma girmediğinden olsa gerek biraz okurum sonra bırakırım ) . Ama sondaki ” bkz. ” linkine iyi ki bakmışım diyorum şimdi . Gerçekten güzel buyrun sizde dinleyin ( izleyin ) ;
‘Şiir’ Bölümündeki Yazılar
Bir yaprak…
Bir yaprak daha…
Düşer ardı ardına
Duvarımdaki takvimden
Yelkovanın her kımıldayışında yerinden
Bir adım daha uzaklaşırsın benden
Bir adım daha yaklaşırım sensizliğe
Ve çaresizliğe…
Yaklaşırken sonbahar
Selamlarken yağmurları
Uğurlarken mutlulukları
Her sigara yakışımda
Hüzün çekerken dudaklarıma
Ve her nefeste bir kez daha
Közlerken hatıraları
Sen gelirsin aklıma
Gözlerim eşlik eder bulutlara
Senin kokunu hissederim
Usulca yükselen o mavi dumanda
Seni hissederim dudaklarımda
Kollarımda…
Yıldızlar kayarken bir bir
Dipsiz gizemi ve karanlığıyla uzanan
Aydede’nin de gülümsediği
O sonsuz gökyüzünden
Ve bir kaç nota mırıldanırken içimden
Kapılırken sabah ezanındaki mateme
Sen gelirsin aklıma yine
O ışıl ışıl gülümsemenle
Bir çığlık kopar ellerimden
Haykırır kollarım seni
Nerde o sevgili diye bağırırlar
Kulaklarımda yankılanır haykırışlar
Kalemimde hayat bulur
Belleğimde canlanan
Sayısız kez tekrarladığın
Seni seviyorum nidaları eşliğinde…
İsmime yarenlik eden “genç” sıfatı bile yaşlanırken
Zaman indirirken darbelerini acımasızca
Yitirirken yavaş yavaş hayallerimi
Gömerken seni geçmiş denen karanlığa
Sen gelirsin aklıma
Nasıl unutur bu kulaklar
O büyülü aşk cümlelerini
Nasıl unutur gözlerim
O eşsiz gülümsemeni
Ve nasıl unutur ellerim
Yüreğimi ısıtan
O sımsıcak ellerini
Ve nasıl unuturum ben
Herşeyimi adadığım
Sevgilerin en üstününü feda ettiğim
Seni…
Herşeyimi…
idris
bir kalem verdiler elime
bir de kağıt koydular önüme
yaz dediler
dök içindekileri mısralara
yazmak mümkün mü sizce
hangi kelime anlatabilir
baktıkça içimi eriten o gözleri
hangi noktalama işaretiyle anlatılabilir
gülüşleri
hangi kelime karşılayabilir
hissettiklerimi
yazamam dedim
imkansız bu
hiç bir kelime anlatamaz duygularımı
hiç bir şiir tutamaz yerini sevgimin
gözlerinin
gülüşlerinin
senin
idris
Lodoslu Bir Kiş Gecesi
Issiz Sokaklar,sönük Lambalar
Istanbul Bu Gece Terkedilmiş Yanlizliğa…
çöp Tenekelerinin Içinde
Torbalari Eşeleğen Kediler Bile Yok.
Kan Kokusu Taşiyor Esen Rüzgar
Kimse Bilmiyor Içimde Kopan Firtinayi
Kimse Tahmin Edemiyor
Kalabaliklar Içindeki Yanlizliğimi…
Bir çikmaz Sokakta
Bir Duvar Dibi Seçtim Kendime…
Sabaha Kadar Köpekler Gibi Içeceğim
Sensizliğin Canima ‘tak’ Dediği Yerdede
Kirip şişeyi;hiç Düşünmeden Keseceğim Bileğimi…
Bu Lanet Duvara
Içimdeki Lanet Aşkini
Seni Ne Kadar çok Sevdiğimi Yazacağim Kanimla…
Yanliz Birşeyden Emin Değilim?
Bunu Yapacak Cesaretim Varda
Sana Olan Sevgimi Yazmama Yetebilecek Kadar
Kanim Var Mi???
Bir papatya aldım elime
Pişman oldum sonra
Gereksiz bir fal için
Sevdiğinden kopardım onu
Toprağından
Utandım
Sen geldin aklıma
Ya bizde ayrılırsak böyle
Ya sende uzaklaşırsan benden
Seni göremezsem bir daha
Duyamasam sesini
Koparsalar papatyamı bir gün benden
Kime yazılır şiirler
Sözler yetim kalır
Sahibini arar ellerim
Ve yüreğim
Seni arar
Kopma benden papatyam
Kopma
idris
Not : idrisin net yavaştı ben yolladım yetenek tamamen onun yani ![]()
Vazgeçmek üzereydim
Hayattan ve tüm sevdiklerimden
Bir el uzandı arkamdan
Dokundu omzuma
“Gitme” diyordu ses, “N’olur gitme”
Dönüpte bakamadım arkama
Korkuyordum
Duyduğumda içimi titreten bu sesin
Yine beni kendine bağlamasından
Tüm duygularıma hakim olmasından
Ve kalbime mühür vurmasından korkuyordum
Dönemedim dünlerime
Yarınımı göremedim
Ben sadece o sesteydim
O buğulu ses
Omzuma dokunan eli dile getiren ses
Gidemedim
Her şeyi bırakıpta yarınlara gidemedim
Seni ardımda bırakıp uzakalaşamdım bugünümden
Gidemedim
Çünkü ben hep sendeydim
Seninleydim
O hüzünlü sesin sahibiyle
Bugünümdeydim
idris


