Ecevit cinayeti dosyası..

Ankara Bahçelievler’de dört katlı bir heyüla şeklinde ortaya çıkmış hastane, “kaçak” bir yapıdır. O tarihlerde Ecevit Başkent Üniversitesi rektörü Prof. Haberal’a güveniyordu. Haberal Doğramacı’ya ait hastanenin aynı zamanda başhekimidir.

kaynak 1

4 Mayıs 2002’de hastaneye ilk yattığında Prof. Zileli Ecevit’te “patolojik bir bulguya rastlanmadığını” anlatıyordu.

kaynak 2


Bu “sağlıklılık” durumu sadece13 gün devam edecekti. 17 Mayıs’ta Ecevit’in kaburgasında kırık ve “bacak damarlarında ise iltihap” oluşmuştu:

kaynak 3

Bu hastalığın sonucu olarak hükümet çökecek, Ecevit’in “bunaklığı” ortaya çıkacak. AKP’nin zaferi bu dönemin ürünüdür.

Ancak Ecevit’in sağlık durumu da artık iyiye gitmeyecekti. Emrehen Halıcı (Bilim ve Teknik Dergisi’nin Zeka Soruları köşesinin yaratıcısıdır) hastaneyi ve Ecevit’in doktorlarını eleştirecek ve ağzının payını “mahkeme salonlarında” alacaktı.

kaynak 4

Haberal ile Ecevit’in arası bu arada açılıyor ve Haziran ayında Ecevit Haberal ve Başkent Hastanesinin doktorlarından “kaçıyordu”.

kaynak 5

Daha sonra ortaya çıkacağı gibi Prof. Haberal 77 yaşındaki Ecevit’e Mayıs ayında “kortizon” tedavisi uygulamaya başlamıştı. Bu tedavi 2 ay sürecekti. Yeni doktoru Ecevit’te “miyastenia” olmadığını açıklıyor ve kortizonu kesme kararı verdiklerini söylüyordu.

kaynak 6

Ecevit’in bağışıklık sistemi bir “deneme tahtasına” çevrilmişti. Çökertilen immün sistem ve hükümetle birlikte Ecevit de bir daha kolay ayağa kalkamayacaktı.

2003 Ocak ayında Ecevit hastaneye “tıkılabileceği” korkusuyla kaçtığını itiraf edecekti:

kaynak 7

Nisan 2003’te DSP’li Halıcı ve Erdenay Prof. Haberal’ın açtığı davadan hasarsız kurtuluyordu:

kaynak 8

Kaçıştan 9 ay sonra Ecevit bu sefer yüksek tansiyondan GATA’ya kaldırılıyordu:

kaynak 9

Rahşan ve Ecevit çiftinin bundan sonra tercihi GATA hastanesiydi. Askeri disiplin ve gizlilik devletin ulvi menfaatleri için “zaruri” sayılıyordu. Yeni doktorları da geçmiş tedaviler ile ilgili yorum yapmamayı tercih ediyor ve “kol kırılıp yen içinde kalıyordu”.

18 Mayıs 2006’da komaya girene kadar GATA hastanesinden Ecevit’in sağlık durumu ile ilgili pek fazla bilgi alınamayacaktı, basın ve toplum doktorlarının ismini bile bilmiyordu. Tüm açıklamalar “hastane” tarafından yapılıyor, Ecevit’e “heyet” tarafından bakılıyordu.

Ecevit 2003 yılından bu yana bir “nekahat” döneminde yaşıyordu. Başkent hastanesinde aldığı darbeden kendisini kurtaramadı.

2002 yılında uygulanmaya başlanan plan, “meyvelerini” aynı sene içinde veriyordu,

yükleniyor Raporunuz gönderiliyor , lütfen bekleyiniz .

Diğer Yazılar

Yorum Yapmaya Ne Dersiniz ?

 


*
Lütfen aşağıdaki güvenlik kodunu soldaki boşluğa giriniz.
Kodu Yenile.

Güvenlik Kodu