Herkesin bayramının iyi geçmesi dileğiyle .. Yozanttan aldığım maildaki gibi şeker tadında bayram dileğiyle ![]()
Bir yaprak…
Bir yaprak daha…
Düşer ardı ardına
Duvarımdaki takvimden
Yelkovanın her kımıldayışında yerinden
Bir adım daha uzaklaşırsın benden
Bir adım daha yaklaşırım sensizliğe
Ve çaresizliğe…
Yaklaşırken sonbahar
Selamlarken yağmurları
Uğurlarken mutlulukları
Her sigara yakışımda
Hüzün çekerken dudaklarıma
Ve her nefeste bir kez daha
Közlerken hatıraları
Sen gelirsin aklıma
Gözlerim eşlik eder bulutlara
Senin kokunu hissederim
Usulca yükselen o mavi dumanda
Seni hissederim dudaklarımda
Kollarımda…
Yıldızlar kayarken bir bir
Dipsiz gizemi ve karanlığıyla uzanan
Aydede’nin de gülümsediği
O sonsuz gökyüzünden
Ve bir kaç nota mırıldanırken içimden
Kapılırken sabah ezanındaki mateme
Sen gelirsin aklıma yine
O ışıl ışıl gülümsemenle
Bir çığlık kopar ellerimden
Haykırır kollarım seni
Nerde o sevgili diye bağırırlar
Kulaklarımda yankılanır haykırışlar
Kalemimde hayat bulur
Belleğimde canlanan
Sayısız kez tekrarladığın
Seni seviyorum nidaları eşliğinde…
İsmime yarenlik eden “genç” sıfatı bile yaşlanırken
Zaman indirirken darbelerini acımasızca
Yitirirken yavaş yavaş hayallerimi
Gömerken seni geçmiş denen karanlığa
Sen gelirsin aklıma
Nasıl unutur bu kulaklar
O büyülü aşk cümlelerini
Nasıl unutur gözlerim
O eşsiz gülümsemeni
Ve nasıl unutur ellerim
Yüreğimi ısıtan
O sımsıcak ellerini
Ve nasıl unuturum ben
Herşeyimi adadığım
Sevgilerin en üstününü feda ettiğim
Seni…
Herşeyimi…
idris
Msn de sizi kim engellediğini görmek için araçlar seçeneklere girin gizlilik bölümüne gelin ve sol taraftaki listeden bir kişinin adına sağ tıklatın eğer sil yazısı aktifse o sizi engellemiştir . Eğer değilse engellememiştir .
Düzeltme : Bu aslında engelleyen kişiyi değil de silen kişiyi gösteriyor . Ama şöyle bir mantık yürütebiliriz , karşıdaki bizi sildiyse zaten muhtemelen engellemiştir .
Duman - Yanıbaşımdan
Sevemedim ben bu günü
Sevemedim başından
Göremedim geçtiğini
Yanıbaşımdan, her yanımdan
Gelemedim ben oyuna
Gelemedim yaşımdan
Kovaladım sevdiğimi
Yanıbaşımdan, her yanımdan
Yaşamadım ben bu günü
Yaşamadım inadımdan
Göremedim geçtiğini
Yanıbaşımdan, her yanımdan
Ellerin uzanmasın
Uzak dursun dedim
Sakın dokunmasın
Hayal ettiklerim
Bana yakışmasın
İnancım yok benim
Ne zamandır siteye bakamıyorum şu sıralar da yoğunum ama arada fırsat buluyorum işte böyle WordPress 2.2.3 ‘ e güncelledim ve simple tagging etiket sistemini getirdim daha önceleri garip ve uğraştıran etiket sistemleri ile karşılaştım . Doğrusu hep istemiştim şöyle düzgün bir etiket sistemim olsun da zahmetsiz olsun diye ama işte rastlaşamadık
Neyse efendim versiyon güncellemesi yaptık etiket sistemine geçtik bi kaç hafta sonra tüm yazıları etiketlemeye başlarım heralde bi de şu aralar temayı değiştirmeyi düşünüyorum . Hadi hayırlısı bakalım ..
BİR arkadaşımın davası vardı…
Gittim, tanık olarak.
Mahkeme salonunun kapısına káğıt asmışlar, kimin, kaçıncı sırada hákim önüne çıkacağını yazıyor.
Bizimki, 71’inci sırada.
Yandık!
Saate baktım, 09.30.
Çay, sigara, muhabbet.
Çağırdılar, 12.00.
2.5 saatte 70 duruşma!
Türkçesi… Duruşma başına 2 dakika 8 saniye.
Hákim, hákim değil…
Zannedersin Felipe Massa!
Adli yıl başladı dün…
Yargıtay’daki törenle.
O Yargıtay’ın… Tamamına değil, sadece bir dairesine, 12 bin dava geliyordu, 10 sene önce…
1999, 12 bin.
2001, gene 12 bin.
2002?
Sıçradı… 28 bin.
2006?
Dünya rekoru… 52 bin!
2007?
94 bini aştı.
AKP’nin A’sı işte bu.
Suç patladı… Dava da.
Deniyor ki, “en az 70 bin dava, dosya kapağı bile açılmadan zamanaşımına gidecek…”
Neden?
Çünkü…
Tespit tutanağı 1 sayfa.
Adli Tıp raporu 1 sayfa.
İfadeler. Olay yeri keşif. Nüfus müzekkereleri. Krokiler. Bilirkişi. Fezleke. Adli Sicil. Savcılık tutanağı. Tutuklasan, itiraz. Bıraksan, itiraz. İddianame. Deliller. Karşı deliller. Şahitler. Yeniden bilirkişi. Sonra bi daha. En az 10 celse, 10 sayfa da o.
Karar 1 sayfa.
Biri temyiz eder… Öbürü cevap.
Ekle kapak yazısını 1 sayfa.
Ne etti mübaşir bey?
60 sayfa falan… Minimum.
Doooğru Yargıtay’a.
94 bin dava dosyasının, sadece 1’i işte bu… En ufağı.
300-500 sayfalık dosyalar var.
E hákim, insan.
Bir tek sayfayı okumak ne kadar sürer? Anlamak? Karar vermek?
Netice?
Türkiye’de bir davanın karara bağlanması, ortalama, 2.5 yıl… O hale geldi… Yüzde 100 haklısın, hakkını alabilmen en az 2.5 yıl.
Karşılıksız çek mesela…
Bu yıl, şimdilik, 700 bin adet…
Hukuk yoluyla tahsil edilme miktarı ne kadar biliyor musunuz?
Yüzde 1.
Gerisi, mafyaya ihale!
O nedenle…
“Hukuk herkese lazım” lafını, papağan gibi tekrar etmenin kimseye faydası yok… Onu babam da söyler.
Asıl…
Hákim lazım herkese, hákim!
Hákimlerin de insan olduğunu düşünmeden, hákim sayısını artırmadan, hákimlerin maaşını yükseltmeden, imkánsız.
Anayasa’yı baştan yazıp, içindeki “Atatürk” kelimelerini çıkartmakla olmuyor bu iş…


