Bir yaprak…
Bir yaprak daha…
Düşer ardı ardına
Duvarımdaki takvimden
Yelkovanın her kımıldayışında yerinden
Bir adım daha uzaklaşırsın benden
Bir adım daha yaklaşırım sensizliğe
Ve çaresizliğe…
Yaklaşırken sonbahar
Selamlarken yağmurları
Uğurlarken mutlulukları
Her sigara yakışımda
Hüzün çekerken dudaklarıma
Ve her nefeste bir kez daha
Közlerken hatıraları
Sen gelirsin aklıma
Gözlerim eşlik eder bulutlara
Senin kokunu hissederim
Usulca yükselen o mavi dumanda
Seni hissederim dudaklarımda
Kollarımda…
Yıldızlar kayarken bir bir
Dipsiz gizemi ve karanlığıyla uzanan
Aydede’nin de gülümsediği
O sonsuz gökyüzünden
Ve bir kaç nota mırıldanırken içimden
Kapılırken sabah ezanındaki mateme
Sen gelirsin aklıma yine
O ışıl ışıl gülümsemenle
Bir çığlık kopar ellerimden
Haykırır kollarım seni
Nerde o sevgili diye bağırırlar
Kulaklarımda yankılanır haykırışlar
Kalemimde hayat bulur
Belleğimde canlanan
Sayısız kez tekrarladığın
Seni seviyorum nidaları eşliğinde…
İsmime yarenlik eden “genç” sıfatı bile yaşlanırken
Zaman indirirken darbelerini acımasızca
Yitirirken yavaş yavaş hayallerimi
Gömerken seni geçmiş denen karanlığa
Sen gelirsin aklıma
Nasıl unutur bu kulaklar
O büyülü aşk cümlelerini
Nasıl unutur gözlerim
O eşsiz gülümsemeni
Ve nasıl unutur ellerim
Yüreğimi ısıtan
O sımsıcak ellerini
Ve nasıl unuturum ben
Herşeyimi adadığım
Sevgilerin en üstününü feda ettiğim
Seni…
Herşeyimi…
idris


